Türkiye'nin Enerji Dönüşümünde Elektrikli Teknolojiler Kritik Rol Oynuyor
Ember raporuna göre Türkiye, mevcut teknolojilerle enerji ihtiyacının yüzde 85'ini elektrikle karşılayabilir. Hedefe ulaşmak için binalarda, ulaşımda ve sanayide fosil yakıtlardan elektrikli alternatiflere geçişin hızlanması gerekiyor.

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember, Türkiye'nin enerji tüketiminde köklü bir değişimin eşiğinde olduğunu ortaya koyan kapsamlı bir rapor yayımladı. Mevcut teknolojilerin yaygınlaştırılmasıyla, ülkenin toplam enerji ihtiyacının yüzde 85'inin elektrikle karşılanabileceği belirtiliyor. Ancak 2035 yılı için hedeflenen yüzde 35'lik elektrifikasyon oranına ulaşmak, mevcut tüketim eğilimlerinin çok üzerinde bir hız gerektiriyor.
Raporda, ulaşım sektöründeki dönüşümün enerji tasarrufu üzerindeki etkisi çarpıcı verilerle gözler önüne seriliyor. İçten yanmalı motorlu araçlar, elektrikli otomobillere kıyasla aynı mesafeyi katedebilmek için yaklaşık 3,6 kat daha fazla enerji tüketiyor. Türkiye'deki otomobil filosunun tamamen elektrikliye geçmesi durumunda, ulaşım için gereken enerji ihtiyacının 150 teravatsaatten 45 teravatsaate kadar düşebileceği hesaplanıyor.
Binalarda ise ısı pompaları, enerji verimliliğini artırmada en güçlü araç olarak öne çıkıyor. Konutlardaki ısınma ve sıcak su ihtiyaçlarının bu sistemlerle karşılanması, ulusal elektrifikasyon oranına 11 puanlık bir katkı sağlama potansiyeline sahip.
Türkiye'de 1990'dan bu yana elektrik talebi yedi kat artmasına rağmen, bu artışın büyük ölçüde yeni ihtiyaçları karşılamaya yönelik olduğu ve fosil yakıtların yerini almadığı görülüyor. 2024 itibarıyla fosil yakıtların nihai enerji tüketimindeki payı yüzde 70,4 seviyesinde kalarak 1990'daki oranla neredeyse aynı düzeyde seyrediyor. Uzmanlar, temiz enerjiye geçişin sadece elektrik üretimiyle değil, bu enerjinin sanayi ve ulaşım gibi sektörlerde fosil yakıtların yerini almasıyla mümkün olacağını vurguluyor.




