Okul Saldırılarında Dijital İzler: Nefret Grupları ve Sosyal Medya Örgütlenmesi

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir mesleki ve teknik lisede yaşanan silahlı saldırı, Türkiye'de son dönemde okul güvenliği ve dijital radikalleşme tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 15 yaşındaki bir öğrencinin gerçekleştirdiği ve 11 kişinin yaralanmasına yol açan bu olay, yıl içerisinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen benzer vakalarla birlikte değerlendiriliyor. Güvenlik birimleri, C31K gibi Telegram tabanlı oluşumların, şiddeti teşvik eden ve okul saldırılarını öven içerikler ürettiğini belirterek bu gruplara yönelik operasyonlarını sıklaştırdı.
Araştırmacılar, bu tür saldırıların kökenini 1999 yılındaki Columbine Lisesi Katliamı'na dayandırıyor. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte, saldırganların günlükleri, videoları ve manifestoları dijital birer 'kültürel senaryo' haline geldi. Günümüzde True Crime Community (TCC) olarak adlandırılan ve gençlerden oluşan bu altkültür, saldırganları birer 'içerik üreticisi' gibi konumlandırıyor. FBI'ın legacy tokens olarak tanımladığı bu dijital kalıntılar, yeni saldırganlar için bir tür motivasyon kaynağına dönüşebiliyor.
Dijital platformlarda saldırganların fotoğraflarını paylaşmak, onları birbirleriyle kıyaslamak ve öldürülen kişi sayısını bir 'puan' gibi değerlendirmek, bu grupların karakteristik davranışları arasında yer alıyor. Kahramanmaraş'taki saldırganın, internette şiddet kültürüyle özdeşleşmiş figürlerin görsellerini kullanması, Türkiye'deki vakaların da bu küresel dijital ağdan bağımsız olmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, saldırganların medyanın dikkatini çekme arzusuyla hareket ettiğini ve bu durumun, şiddeti bir performans gibi kurgulayan tehlikeli bir döngüyü tetiklediğini vurguluyor.

